
Ligler sona eriyor, Dünya Kupası yaklaşıyor.
Heyecan artmaya başladı, her şey çok güzel olacak derken kadrolar yavaş yavaş açıklanmaya başladı.
Ve daha kupa başlamadan hem katılan ülkelerin taraftarlarında, hem futbolcularda hem de bende büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı var.
İsterdimki Dünya Kupası'nda izleyeceğimiz yıldızları burda sayabiliyim ama kadrolar geldikçe kupadan soğumadım değil.
Nasıl kupayı izlerken milli takımımızın orada olamayışı içimi acıtacaksa, maçları izlerken de galiba kadroya çağrılmayan isimlerin kulaklarını sürekli çınlatacağım.
Örneğin Fransa... Zaten 'tavuk' Domanech'den hiç haz etmem, bir de üstüne üstlük hadi Viera'yı çağırmadın, kaç turnuvadır gol atamadan gruptan çıkamadan ülkene dönüyorsun, insan Benzema gibi bir forvetten nasıl vazgeçer?
Örneğin İtalya... Ah Lippi ah... Ne severim Lippi'yi ama olmadı bu kadro, baştan havlu atıldı... Sen bütün sezon yatan Iaquinta'yı alıyorsun, tecrübesiz Quagliarella'yı çağırıyorsun, şampiyonluğa koşan Roma'dan ne Toni var ne de ikinci baharını yaşayan Totti!!! Ha bir de Alessandro'ya vefa borcunu da ödemeden futbolu bıraktıracaksın, yazık!


Örneğin Arjantin... Maradona zaten kafasının karışık olduğunu göstermişti... Hazırlık ve kupa maçlarında bir beni çağırmamıştı kadroya... Bu kadar farklı kadro kullanmasına rağmen kupaya çağrılmayan iki isim canımı sıktı. Birisi yılların Javier Zanetti'si, bir diğeriyse Esteban Cambiasso... Çok üzüldüm Esteban'a...

Asıl moral bozan bu kadar önemli ismin YIKILAN HAYALLERi varken 'Daniel' Guiza gibi bir ismin rüyalarında bile göremeyeceği işlerin gerçek olması!!!
Adidas demiş ya 'Impossible is Nothing!!!'

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder